Pleksus yaralanmaları, omuz ve kolun hareketlerini kontrol eden sinir ağının (brakiyal pleksus) hasar görmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Bu yaralanmalar, özellikle doğum sırasında veya travmatik kazalar sonucu meydana gelebilir. Sinirlerde oluşan hasar, omuz, kol ve elin hareket kabiliyetinde azalmaya, hatta bazı durumlarda tamamen hareketsiz kalmasına neden olabilir.
Doğumsal Pleksus Yaralanmaları
Pleksus yaralanmalarının önemli bir bölümü doğumsal (doğum sırasında oluşan) yaralanmalardır. Türkiye’de ortalama her 1000 canlı doğumdan birinde (1/1000) bu durum görülmektedir. Genellikle şu risk faktörleri doğum esnasında sinir hasarına neden olabilir:
- Yüksek doğum ağırlığı (4 kg üzeri bebekler)
- Uzamış veya zor doğum süreçleri
- Makad (ters) gelişli doğumlar
- Normal doğumda omuzun doğum kanalına takılması
Bu tür doğumlarda bebeğin omzuna aşırı çekme kuvveti uygulanması, brakiyal pleksus sinirlerinde gerilme ya da kopmaya yol açabilir.
Pleksus Yaralanmalarının Belirtileri
Pleksus yaralanması olan bebeklerde en belirgin bulgu etkilenen kolda hareket kısıtlılığıdır. Genellikle doğumdan hemen sonra fark edilir.
Belirtiler şunları içerebilir:
- Bebeğin omuz ve kolunu hareket ettirememesi
- Kas tonusunda azalma (kolun sarkık durması)
- Reflekslerin kaybolması
- Kavrama gücünün zayıf olması
- Kolun vücuda yakın sabit durması
Bu belirtiler bazen köprücük kemiği veya kol kemiği kırıklarıyla karıştırılabilir. Bu nedenle röntgen görüntüleme ve detaylı nörolojik muayene tanı açısından oldukça önemlidir.
Pleksus Yaralanmalarının Tanısı
Tanı sürecinde fizik muayene ile birlikte ultrason, sinir iletim testleri (EMG) ve manyetik rezonans görüntüleme (MR) kullanılabilir. Bu testler, sinirlerin ne ölçüde hasar gördüğünü ve tedavi planının nasıl oluşturulması gerektiğini belirlemede yardımcı olur.
Pleksus Yaralanmalarında Tedavi
Pleksus yaralanmalarının tedavisi, yaralanmanın şiddetine ve türüne göre değişiklik gösterir.
Başlangıç aşamasında tedavi şu şekilde ilerler:
- İstirahat: Sinirlerin kendi kendine iyileşmesi için zaman tanınır.
- Fizik Tedavi ve Egzersiz: Omuz ve kol kaslarının hareketsiz kalmaması için hafif egzersizler uygulanır.
- Düzenli Takip: İlk 3 ay boyunca aylık kontrol muayeneleri ile sinirlerin kendiliğinden iyileşip iyileşmediği değerlendirilir.
Yapılan çalışmalar, bebeklerin %85-90’ının bu dönemde tamamen iyileştiğini göstermektedir.
Cerrahi Müdahale Gereken Durumlar
İlk 3-6 aylık takip süresinde iyileşme belirtileri görülmeyen bebeklerde cerrahi tedavi düşünülür.
Cerrahi tedavinin şekli, yaralanmanın tipine ve sinir hasarının seviyesine göre değişir. Bu ameliyatlarda amaç, hasarlı sinirleri onarmak veya sinir nakli yaparak omuz ve kol hareketlerinin yeniden kazanılmasını sağlamaktır.
Uzun Dönem Takip ve Rehabilitasyon
Cerrahi işlem sonrası süreçte fizik tedavi, omuz ve kol fonksiyonlarının yeniden kazanılması açısından kritik öneme sahiptir.
Buna rağmen bazı çocuklarda uzun dönemde kalıcı sekeller (hareket kısıtlılığı, kas zayıflığı) görülebilir. Bu durumda:
- Tendon transferleri
- Kas gevşetme ameliyatları (kontraktür düzeltmeleri)
- Aşamalı rehabilitasyon programları uygulanarak işlevsel iyileşme desteklenir.






















Youtube Videos



